|
Türk
sporunda Atatürk'ün adına düzenlenen yarışmalar
ve futbol maçları ayrı bir anlam , önem ve
değer taşır. Bunların arasında en eskisi,
1927 yılından beri yapılagelmekte olan "Gazi
Koşusu" at yarışıdır: Ve "Gazi
Koşusu" bugün de Türk at yarışı dünyasının
en büyük ve en önemli yarışı niteliğini korumaktadır.
Büyük Atatürk'ün Ankara'ya ilk gelişinin yıldönümüne
rastlayan 27 Aralık günleri Ankara'da yapılmakta
olan "Atatürk Koşusu" yarışması
da en eski organizasyonlardan biridir.
Her
iki yarışmanın Atatürk zamanından beri yapılmakta
olması da bunlara ayrı bir önem ve tarihi
bir değer katar. Yarışçılık dünyamızdaki
"Gazi Koşusu" ile Türk atletizmindeki
"Atatürk Koşusu" Büyük Atatürk'ün
izniyle yapılmaya başlandı ve onun ölümünden
sonra da hiç aksamadan sürdürüldü. Bunların
dışında uzun bir aradan sonra futbolda son
iki yıldır "Atatürk Kupası"
düzenlenmeye başlandı. Atatürk'ün ölüm yıldönümü
olan 10 Kasım'larda oynanan ilk turnuvada
Fenerbahahçe, Beşiktaş'ı 2-0 mağlup ederek
kupanın sahibi olurken, son turnuvada Beşiktaş,
Galatasaray'ı 2-1 yenerek kupayı müzesine
götürdü.
Atatürk Koşusu
Mustafa
Kemal, 19 Mayıs 1919 günü Samsun'a çıktıktan
sonra Anadolu içlerine doğru yolunadevam
ederek "Milli Mücadele" için çalışmaya
başladı. Atatürk, Sivas üzerinden Ankara'ya
geldiği zaman, takvimler 27 Aralık 1919'u
gösteriyordu . Mustafa Kemal, o gün saat
tam 15.05'de Dikmen sırtlarındaki Kekliktepe
mevkiinden, aşağıda uzanıp giden, tipik
bir bozkır kasabası olan Ankara'yı ilk kez
görmüştü.
Mustafa Kemal, bu bozkır kasabasını, başlattığı
"Milli Mücadele" nin merkezi olarak
seçmişti . Vatanın kurtuluşuna gidecek yol
buradan çıkacaktı...
İstanbul'dan
ve yurdun dört bir yanından gelen millet
temsilcileri burada Mustafa Kemal'in etrafında
toplandılar. Mustafa Kemal burada Büyük
Millet Meclisi'ni kurdu. Milli Mücadele
bu fakir bozkır kasabasından yönetildi.
Sakarya'larda , İnönü'lerde ve düşmana son
darbeyi indiren Büyük Taarruz'da Ankara,
hep çarpan kalp ve düşünen beyin oldu....
Büyük kurtarıcının Ankara'ya ilk gelişi
de anılarda ve gönüllerde apayrı bir anlam
ve değer taşır. Bu yüzden Türk Spor Kurumu,
Atatürk'ün Ankara'ya ilk gelişinin 17. yıldönümüne
rastlayan 27 Aralık 1936 günü, bu tarihi
olayı canlandıracak bir "Atatürk Koşusu"
düzenlemişti. Bu koşu içinde Atatürk'ten
özel olarak izin alınmıştı. Yarışma, O'nun
Ankara'yı ilk gördüğü yer olan Dikmen sırtlarındaki
Keklikpınarı mevkii ile Ulus Meydanı'ndaki
Vilayet Konağı arasında olacaktı. Bu mesafe
10.800 metreydi.
27 Aralık 1936 günü yapılan ilk "Atatürk
Koşusu" nu Ankara Demirspor kulübü
atletlerinden Galip Darılmaz, 41 dk. 08
sn'lik derecesiyle kazandı. Bu ilk koşu,
o gün başlayan bir geleneğin başlangıcı
oldu . O günden sonra 27 Aralık günleri
Ankara'da yapılan "Atatürk Koşusu"
Türk atletizminde ve Türk sporunda güzel
bir gelenek halini aldı. O tarihten beri
Atatürk'ün ankara'ya gelişinin her yıldönümünde
törenlerin yanısıra Atatürk Koşusu da yapılmaktadır.
1936-1938 yılları arasında bu kupayı kazananların
listesi ise şöyle:
1936 : Galip Darılmaz (Demirspor) 41.08
1937 : Şevki Koru (Ankaragücü) 38.12
1938 : Mustafa Kaplan (Demirspor) 36.49
Gazi Koşusu
Atatürk adına bir de Gazi Koşusu düzenlenmektedir.
Atatürk'ün Hipodruma gelerek at yarışlarını
izlemesi ülkemizde yarışçılığın gelişmesine
büyük katkılar sağladı. Ünlü İtalyan mimarı
Viotti Violli tarafından yapılan modern
"Ankara Hipodromu" da Atatürk'ün
emir ve direktifleriyle inşa edilmişti.
Türkiye'de atçılığı ve yarışçılığı teşvik
amacıyla kurulan "Yarış Islah Encümeni"
de Atatürk'ün büyük desteğini görmüştü.
Bu encümenin ricası üzerine adına bir "Gazi
Koşusu" nun yapılmasına severek izin
verdi (1926). Böylece Türk yarışçılık dünyasının
en önemli klasik koşusu halini almış bulunan
"Gazi Koşusu" 1927 yılından bu
yana Türk yarışçılığına renk katmaya başladı.
İngiltere
yarışçılık aleminde "Derby" ne
ise, bugün Türk Yarışçılığında da "Gazi
Koşusu" odur. "Gazi Koşusu"
bugün Türk yarışçılığının en büyük ve en
önemli klasiğidir. 1927 yılından bu yana
aralıksız gerçekleştirilmektedir. Yarış
dünyamızın en büyük klasiği olan Gazi Koşusu'nun
armağanı, Atatürk'ün at üzerindeki gümüş
heykelidir. Ünlü heykeltraş Şadi Çalık'ın
eseri olan bu heykel 1970 yılından beri
"Gazi Koşusu" galiplerine verilmektedir.
Atatürk son olarak 18 Ekim 1936 günü Ankara'da
at yarışlarını izledi. Beraberinde Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanı Abdülhak Renda,
Adliye Vekili Şükrü Saraçoğlu, Maarif Vekili
Saffet Arıkan, Milli Müdafaa Vekili Kazım
Özalp ve Prof. Afet İnanoğlu olduğu halde
modern Ankara Hipodrumu'na gelen Büyük Atatürk
, şeref tribününden Sonbahar Yarışları'nın
üçüncü hafta koşularını ilgiyle takip etmişti.
Modern Ankara Hipodrumu'nu dolduran büyük
halk kalabalığı gelişlerinde olduğu gibi
gidişlerindede Ata'ya karşı içten kopup
gelen büyük sevgi gösterilerinde bulunmuştu.
1927 - 1938 yılları arasında bu kupayı kazananların
listesi şöyle:
1927 : Ali Muhiddin Hacıbekir'in "Neriman"ı
jokeyi : İhsan Atçı
1928 : Atıf Esenbel'in "Primerol"u
jokeyi : Yula
1929 : Celal Bayar'ın "Cap Griz Nez"i
jokeyi : Clark
1930 : İsmet İnönü'nün "Olga"
sı jokeyi : N. Horwath
1931 : Mr. Yantes'in "Young Turc"u
jokeyi : Schenelly
1932 : Akif Akson'un "Lale"si
jokeyi: N. Horwath
1933 : Karacabey Harasi'nin "Özdemir"i
jokeyi : Yunus
1934 : Salih Temel'in "Ece"si
jokeyi : Paul
1935 : Ahmet Atman'ın "Tomru"su
jokeyi : N. Horwath
1936 : Memduh Alan'ın "Slem"i
jokeyi : Paul
1937 : Salih Temel'in "Taşpınar"ı
jokeyi : Davut Aktı
1938 : Said Halimin "Romance"
jokeyi : N. Horwath
Futbol Maçları
Türk Futbolunda Büyük Atatürk'ün adına düzenlenen
1 büst ve 2 kupaya rastlanır. Bunlardan
ilki 1928, ikincisi 1955, üçüncüsü ise 1964
yıllarındadır. Çeşitli tarihlere rastlayan
bu üç büyük ve anlamlı kupanın ortak bir
yanı vardır. O da her üçününde Türk Futbolunun
iki ezeli rakibi Fenerbahçe ile Galatasaray'ın
var oluşlarıdır.
Atatürk Büstü
1928 yılında, Büyük Atatürk tarafından 1925
yılında kurulmuş bulunan "Tayyare Cemiyeti"
(bugünkü Türk Hava Kurumu) Atatürk'ün izniyle
Fenerbahçe ile Galatasaray takımları arasında
bir "Gazi Büstü" maçı tertiplemişti.
Hasılatı "Tayyare Cemiyeti"ne
ait olacak bu maçın galibine verilmek üzere
ortaya bir de "Gazi Büstü" konulmuştu.
10 Mayıs 1928 günü Taksim Stadında yapılan
ve Beşiktaş'lı Şeref Bey'in yönettiği maçta
taraflar zorlu bir mücadeleden sonra 3-3
berabere kaldılar. Daha sonra yapılan maçı
Galatasaray takımı kazandı. Bugün Galatasaray'ın
binbir şan ve şerefle dolu müzesinin en
değerli zafer anıllarından biri olarak yer
almaktadır.
İstanbul Üniversitesi'nin Beyazıt'taki merkez
binasının bahçesine dikilecek Atatürk Anıtı'na
bir
katkıda
bulunmak üzere Milli Türk Talebe Birliği'nin
de önayak oluşuyla İstanbul'un en güçlü
beş takımı; Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş,
Adalet, ve Vefa arasında bir turnuva düzenlenmişti.
Hasılatı bu anıtın hazırlanmasına bırakılan
bu turnuvanın armağanı olarak da anıtın
dev bir maketi ortaya konulmuştu.
1955 yılı Mayıs ayında yapılan "Atatürk
Kupası" maçları olağanüstü bir ilgi
uyandırdı. 7,8,14,15,18, ve 19 Mayıs günleri
İnönü Stadın'nı tamamen dolduran büyük seyirci
kalabalığı önünde yapılan maçlarda şu sonuçlar
alındı:
Adalet - Vefa 4-1
Beşiktaş - Galatasaray 1-0
Fenerbahçe - Vefa 3-2
Adalet - Beşiktaş 2-0
Fenerbahçe - Adalet 1-0
Galatasaray - Vefa 2-2
Galatasaray - Fenerbahçe 3-2
Beşiktaş - Vefa 5-2
Adalet - Galatasaray 3-1
Fenerbahçe - Beşiktaş 4-4
Bu maçlar sonunda Adalet takımı birinci
, Fenerbahçe ikinci oldular...
Adalet takımı tarihe karışmış bulunmaktadır.
Bu anlamlı anıt maketi ise Adalet Fabrikasının
şeref köşesinde yer almaktadır.
Atatürk Kupası
Futbolda Büyük Atatürk'ün adına üçüncü kupa
1964 yılında düzenlendi. Cumhuriyet Halk
Partisi tarafından, Türkiye Ligi şampiyonu
ile Türkiye Kupası sahibinin oynayacakları
maçın galibine verilmek üzere bir "Atatürk
Kupası" ortaya konuldu. Bu anlamlı
kupa , beş yıl içinde en fazla kazanan takımın
olacaktı.
1963-1964
sezonunun Türkiye Ligi şampiyonu Fenerbahçe
ile Türkiye kupası galibi Galatasaray, 2
Temmuz 1964 gecesi İstanbul İnönü Stadı'nda
karşı karşıya geldiler.
29.933 seyircinin izlediği bu önemli ve
anlamlı maçı Romen hakem Mihailescu yönetti
. Galatasaray ilk yarıyı Metin Oktay'ın
attığı golle 1-0 önde kapadı. ikinci yarıda
çok güzel ve üstün bir oyun çıkaran Fenerbahçe
, ikisi Ogün'ün ve biri Şeref 'in golleriyle
ezeli rakibini 3-1 yenerek "Atatürk
Kupası" nı kazandı.
Maçın en ilginç yanlarından biri, Fenerbahçe'ye
"Atatürk Kupası"nı kazandıran
gollerden ikisini
Atatürk'ün hayata gözlerini yumduğu 10 Kasım
1938 günü dünyaya gelen Ogün Altıparmak'ın
atmış olmasıydı. Fenerbahçe ve Türk Milli
Futbol Takımının bu gözde oyuncusunu, Büyük
Atatürk'ün öldüğü gün doğduğu için babası,
o günün anısına hürmeten Ogün adını vermişti.
Fenerbahçeli Ogün Altıparmak maçtan sonra
gazetecilere: " - Hayatımı yaşadım
bu gece!" demekle duyduğu tarifsiz
mutlulğu dile getirmişti.
Ulu Gazi Güreşleri
Öte yandan 19 Eylül 1933 Çarşamba akşamı
İstanbul'da Maksim Salonu'nda İtalyanlarla
yapılan güreş müsabakası Büyük Gazi'nin
huzurunda gerçekleşti. Güreşçiler, Atatürk'ün
önünde mücadele etmeyi büyük bir mutluluk
olarak kabul etmiş ve en tarihi günlerini
yaşamışlardır. Şimdiye kadar hiçbir spor
şubesinin ulaşamadığı bu büyük zafere güreşçiler
erişmiştir. Müsabaka sonunda Türk güreşçiler
Atatürk'ün yanına giderek şöyle konuştular:
"Sporumuzun erdiği şerefli günü hersene
kutlamak amacıyla 19 Eylül günleri bütün
güreş bölgelerinde ULU GAZİ GÜREŞLERİ adı
altında müsabakalar yapmak istiyoruz. Bu
bayramm büyük kongremizce kabul ve tasdik
edilmesini teklif ve rica ediyoruz"
Güreş Federasyonu'nun bu teklifi Türkiye
İdman Cemiyetleri İttifakı'nın VII. Genel
Kongresi tarafından kabul ve tasdik edilmiş
olmasına rağmen "Ulu Gazi Güreşleri"
gerçekleşememiştir.
|