|
Büyük
Atatürk, Türk'ün geleneksel sporlarından
biri olan okçuluğa karşı da büyük bir ilgi
göstermişti. Bu sporun yeniden oluşturulması
yolunda ilk emir Atatürk'ten gelmişti.
1937 yılında, Atatürk'ün emir ve direktifleriyle
okçuluğun canlandırılması, gelişmesi ve
eski şöhretine yeniden sahip olabilmesi
amacıyla ilk adımı atmıştı. Bu ilk adımda,
ünlü kemankeç Tozkoparan Mir-i Alem Ahmed
Aga'nın soyundan gelen iki eski ve ünlü
okçumuz; İbrahim Özok ile Bahir Özok kardeşler
ile II.Sultan Mahmud devrinin ünlü kemankeşlerinden
olup yine tarihlerde ilk okçuluk kitabını
yazan Mustafa Kant (Kemankeş Mustafa)'nın
torunlarından Vakkas Okatan ve bu ata sporuna
gönül vermiş kişilerden Prof Necmeddin Okyay
ve Hafız Kemal Gürses ve o tarihlerde Beyoğlu
Valunar Müdürü bulunan değerli tarihçi Halim
Baki Kunter'in payları pek büyük olmuştu.
Beyoğlu Halkevi'nin bünyesi içinde kurulan
Ok Spor Kurumu'nun tertiplediği okçuluk
yarışmalarıyla bu yolda önemli girişimlerde
bulunurken gençlerden de büyük ilgi görmüştü.
Kızlı erkekli 30 kadar genç okçuyla birlikte
çalışan eski ünlü okçular, bu sporu yeniden
ihya ederlerken büyük emekler sarfiyla bir
de Ok Spor Kurumu Müzesi kurulmuştu. Bu
müze, Türk okçuluk tarihine ait paha biçilmez
eserler ve hatıralarla donatılmıştı.
Atatürk, hastalığının hızla ilerlediği bir
döneme rastlamasına rağmen bu kulübün faaliyetleriyle
yakından ilgilenmişti. Okçuluğun canlanması
gelişmesi ve eski şöhretine yeniden sahip
olabilmesini yürekten arzuluyordu..
Ancak ne çare çok geçmeden Büyük Atatürk'ün
ölümüyle okçuluk sporumuz birden hamisiz
kalıvermişti. Büyük emeklerin ürünü bulunan
Ok Spor Kurumu ve eşsiz değerleri sinesinde
barındıran Ok Spor Kurumu Müzesi, Kütüphanesi
ve Arşivi ile bir gece içinde kapatılıvermişti.
Bu arada kulübün dolaplarında bulunan eski
Türk okçuluğuna ait paha biçilmez değerdeki
müze, kütüphane ve arşiv bir gecenin içinde
meçhul kişiler tarafından yağma edilmişti
Türk Okçuluğu uzun bir duraklamadan sonra,
Büyük Atatürk'ün okçuluk sporuna karşı olan
ilgisini yakından bilen Celal Bayar'ın Cumhurbaşkanı
olmasıyla yeniden ele alınacak ve onun özel
olarak görevlendirdiği ünlü kemankeş Tozkoparan
ahfadından Fazıl Özok tarafından derlenip
toparlanarak ihya edilecekti.
|